KENDİM OLAMADIM

Merkezi Botan olmak üzere ve bin yılların kültür mirasını günümüze taşıyan 2 milyona yakın Amed (Sur)’de, 50 günden fazla abluka ve çatışma çenberi içinde. Bebek, çocuk, genç, kadın, erkek, yaşlı demeden öldür, ölen bebeği buzdolabında sakla, öldürenlerin cesetleri günlerce sokak ortasında çürümeye bırak, seçilmiş miletvekili tartakla, darp et, yarala, hastahanelik et.

Bu cinayeti ne adına yapıyor ?

Terörü bitiriyorum adına.

Soykırım cesareti kimden alıyor acaba ?

Teredütsüz !.. Benden, senden  ondan !…Çünkü ?

Herşey olduk, herkes için olduk ama kendimiz için olamadık. Kendimiz olmadığımız müddetçe atalarımız gibi soykırımla baş başa kaldık/kalmaktayız.

Bu menvalde, kendim olamadığımıza kısaca bakalım;

Çanekale’de beraber savaştık. Cumhuriyeti beraber kurduk, Fakat, Şeyh Said ve arkadaşları , Ağrı isyanı/geliye zila, Dersim isyanı/Seyid Rıza ve arkadaşları, Beddüzzama’nın akibeti vb !…

Solcu Kominist olduk; Mao’nun kitaplarıyla büyüdük, dağa çıktık. Çin’de çıt yok.

Solcu sosyalist olduk; Lenin’in ilkeleriyel büyüdük, halkçılığı ve paylaşımı öğrendik. SSCB’de yaşıyan tüm halklar yerel yünetimleriyle birlikte dini ve kültürlerini yaşadılar. Rusya dağıldıktan sonra da kendi ülkeleri oldu.

Fakat, Stalin Kürdler’e uyguladığı tecrit ve sürgün hafızalara kazıldı. Kürdler’in ülkesi olmadığı gibi, var olan Kürdistan’a SOR’u, Kürdler’den alındı. Daha da ötesi Kürd lider Abdullah Öcalan içeri alınmadı.

Sosyal democrat olduk, partilerine katıldık; Kürd miletvekilleri Paris Kürd Konferansına katıldıkları gerekçesiyle, partilerinden ihraç edildiler.(7Kasım 1989)

Akabinde, Miletvekili Mehmet Sıncar Batman’da vuruldu. (4 Eylül 1993)

Leyla Zana ve üç arkadaşı 15’er yıl ceza aldı.

Silahlara son, demokratik siyasete devam dedik

Kucaklaşma ve helalleşmenin zamanıdır dedik

Türkiyeleşelim dedik ve parti kurduk. (HDP)

Özgürlükçü bir anayasayla kardeşliğe devam dedik;

Yerelde yünetim dedik;

Belirtilen istemlere karşı siyasi bir linç kampanyası başlatıldı. 400’den fazla HDP biroları kundaklandı, yakıldı, yıkıldı. Amed’de 5, Suruç’ta, 34, Ankara’da 102 şehid verildi ve hala şehid haberleri gelmekte.

HDP miting yapamaz hale geldi. Temmuz ayında Kandil bombalandı (Temmuz ayın özeliği onlar için Lozan antlaşmanın imzalandığı ay)

Abluka ve Çatışma meşru değil dedik

Hain, bölücü, katil ve alçak olduk. Ayrıca zamanın devrimci, fikirdaşı ve  şimdinin ergenekonu, Kürdistan’da savaş yürüten Vatan Partisi (Doğu Perinçek), HDP’nin kapanması için Yargıta’ya talepte bulundu.

Akademisiyenler çocuklar ölmesin dedi; Linç kapanyasına maruz kaldılar. Zalim, karanlık, hain, katil ve alçak damgasını aldılar. Gözaltına alınarak mahkemelik oldular.

Din kardeşiyiz dedik; Bin yıldan beri din kardeşiyiz kız alıp vermişiz, et ve tırnak gibiyiz. Peki dedik, devamında, bunlar müslüman değil, dinden anlamazlar, Zerdüşt dinindendir gibi beyanlardan sonra  Varto’da öldürülen bayan gerilla Kevser Eltürk (Ekin Wan)’ın çıplak bedeni sokakta teşhir edildi.

Yine Şırnak’ta öldürülen Haci Birlik’in boğazına ip bağlanarak tank’ın arkasından sürüklendi. Buna karşılık, Kürdler. Oramar’da çıkan bir çatışmada yaralanan ve ayaklarını kayıp eden tc askerlerini kucaklayarak karakola getirdiler

İnternasiyonalist ve Kopenhag kiriterlerine evet dedik; TC’nin AB’ye üye olması için elimizde pankrat, dilimizde solugan düşmedi. Fakat Çıkar ve finans kaynakları Kürd’e yapılan zülümden daha elvadır anlayışı hakim kılındı. Uluslararası terörist ilan deildik.

Kapitalist olduk ; Musul ve Şengal’de kovulduk, yok olduk. Namusumuza el konuldu

Peki Kürdler’in diğer sömürge güçleri çok mu merhametli ?

Detaylara girmeden çok kısa örnekle devam edelim;

İran (Pers- Farıs)’ın Kürdler’ bakışı

Tarhan meclisinde milletvekili olan Gazi Muhammed’in kardeşi Gazi Sadr, Mahabat Cumhuriyeti ve Tarhan hükümeti arasında müzakere gürüşmelerini sağlayan ve sürdürenlerdn biri.

İran hükümetinin hilekarlığı sonucunda, barışın sona ermesi ve Mahabat Cumhuriyetinin yıkılışıyla birlikte, Gazi Sadr Kardeş Gazi Muhammed ve akrabalarıyla birlikte, Mahabat, Çarçıra meydanında darağacına günderildi.(31/03/1947)

Şah’ın devrilmesinde, diğer halklar gibi Kürdler’de Molla devrimine destek sundu.

Daha sonra, Dr. Abdurrehman Qasimlo, Viyana’da, İran gizli servisi (eski Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat’ın için bulunduğu söylenmekte) tarafında üç arkadaşıyla birlikte canice katl edildi. (13 Temmuz 1989).

Akabinde, Şerefqandi, Berlin’de, iki arkadaşıyla birlikte katl edilmesi hala hafızalarda. (18/09/1992)

Bildiğiniz gibi, Molla rejiminin karekterini anlatmaya gerek yok. Her hafta Kürdler ipe çekilerek iğdam edilmekte.

Arap despot sömürgeciliğine gelince;

Saddam Hüseyin’nin Kürdller’e uyguladığı insanlık dışı davranışlarından sadece Halepçe’de gaz kullanarak beş binden fazla Kürd’ün ölümü tüm şiddetin kanıtıdır.

Esad Rejimi !

Kürdler’i yıllarca isimsiz, kimliksiz kriminalize etti.

Amudê Sineması’nda çıkarılan yangında yaklaşık 300 Kürd çocuk katl edildi. (13/11/1960)

Çoğunluğu Kürd toplam 65 siyasetçi Haseki cezaevinde diri diri yakıldı. (23-24-03/1993)

Kamişlo, bir futbol maçında yüzlerce Kürd katl edildi (12/03/2004)

Kürdüz, Bundan böyle kendimizi yüneteceğiz (Kanton) dedik ; İşid’le aynı kefeye konulduk, tehdit edildik. Terörist damgası yapıştırıldı. Üstümüze toplama çetesi İşid’i  saldırtılar.

İşid’le başa çıkmayacaklarını sezince, kalıbına çekildiler. Dört cephede, çetelere karşı savaşan Kürdler, Uluslararası (Cevere) toplantılarda çağrılmayan Kürdler. Kabullenemez !.

TC İŞİD operasiyonu adı altında, Rojava’ya yüneleceğine dair kimsenin şüphesi olmasın. Buna karşılık Kanton belasından kurtulamasak, Rusya, ABD ve diğer güçler bizi nasıl Cenevre’ye çağırmiyorsa, yarında harita çiziminde bizi dikkatte almazlar. Nasıl olsa Kürdler birşey istemiyor Türklerle başımızı ağırtmıyalım anlayışıyla bizi ötelerler.

Buna karşın Kürdlerin tek yolu var !..Ulusal birliktelik. Güney Kürdistan ve Rojava’nın birleşmesini declare edilmeli. Aksi halde yarın geç olmakla birlikte  tc’nin Rojava ilhakı göz ardı edilmemeli.

Yükarıda belirtiğim binlerden bir örne. Bu nedenle, bulunduğumuz dönem itibariyle, Kürdler top yekün ölüm ve kalım savaşı içinde oldukları malum. Mükellef olarak, Kürd lider, parti, öncü, kurum ve kuruluşlara, ne zaman kendim olacağım, ne zaman benden çıkar, ulusal bütünlükten yana olacaksınız.. sorusu elzem kıldı beni.

Bundan hareketle, utanacak, sıkılacak, gurur, kibir, büyük, küçük ve her türlü düşünce ve parti programları ikinci plana itilmeli. Ulusal kurtuluş saflarında yer alınmalı aksi taktirde yarın geç olacak. Geleceğe ve torunlarımıza kötü bir miras bırakmış olmakla birlikte tarihi sorumlukuk af edilemez.

Kürdistan’ın kurtuluşuna hizmet etmeyen beyanlar ve politikalar Kürdleri düşmanlarına karşı zayıflatmış ve toplumsal parçalanmayı yeğlemiştir.

Bitirirken, Şehîd Pêşawa Qazî Mihemed’in Kürd Ulusuna Vasiyeti: ile sonuçlandıralım.

Artık düşmanlarınıza aldanmayın, Kürdlerin düşmanları hangi ulustan ve guruptan olurlarsa olsunlar, düşmanlarımızdırlar, merhametsizdirler, vicdansızdırlar, size acımazlar. Sizi birbirinize kırdırırlar, yalan dolanlarla, para-pulla sizi karşı karşıya getirirler.

Hüsameddin ASLAN

Paris, 20/01/2016

Posté par Hüsamettin ASLAN le jan 23 2016. inséré dans Hüsamettin ASLAN, Nivîs û Analîz, Rojev, Turkçe. Vous pouvez suivre les réponses de cet article à travers le RSS 2.0. Les commentaires et les pings sont actuellement fermés.

Les commentaires sont fermés

Connexion | rojbasvarto